SBM olarak sektördeki dijital gelişmelerin merkezinde yer alıyoruz

 

Banka kökenli bir genel müdür olarak Türkiye’deki sigortacılık sektörünü ve sektörün genel gelişmişliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye sigortacılık alanında geçtiğimiz 10 yıllık süre zarfında ciddi bir gelişim süreci geçirdi. Bankacılık sektörünün 90’larda ve 2000’lerin başındaki altyapı gelişimini yakından tecrübe etmiş biri olarak, ülkemizdeki sigortacılığın da bu süreçleri başarı ile yakalamış olduğunu görüyorum. Bugün geldiğimiz nokta ise, Sigorta Sektörü gelişmiş ülkelerdeki standartları yakalamakla kalmayıp, küresel çapta örnek teşkil eden, sektörün geleceğine ışık tutacak uygulamalara imza atmaktadır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin dünyada örneği olmayan yapısı da buna en güzel örnektir.

Sektörün bilgi teknolojileri altyapı ve uygulamalarına yönelik kural ve prensiplerin belirlenmesine yönelik çalışmaların genişletilmesi gerekmektedir. Bir metodoloji dahilinde yapılması gerekilen bu çalışmalar  sektörün teknolojik altyapısını tanımlayacaktır. Kamu otoritesi denetimine tabi olan SBM’nin faaliyetleri bu metodolojiye örnek olsa dahi bu çerçevenin genişletilip, güncellenmesinin güzel sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.

Sigorta sektöründe “bilgi” nasıl bir anlam ve önem taşıyor? Bu noktadan hareketle SBM’nin önemi nedir?

Belli tanımlar üzerinde ortak zeminde buluştuğumuzdan emin olmakta fayda  var. ‘Veri’ ve ‘bilgi’ kavramlarının farklı olduğunu belirtmek isterim. Bilgi, Veri’den türetilir. Veri işlenip anlamlandırılarak Bilgi’ye dönüşür. Veriler ve bilgi  tabii  olarak sigortacılık özelinde değil,  iş  hayatının ve yaşamın her yönünde önem teşkil eder. Sigortacılık faaliyetleri ise veriye ve bilgiye bağımlı uygulamalar olmalarının yanında hepimiz için önemli ve değerli bilgiye dönüşme potansiyeli yüksek olan çok miktarda veri üretiyor, barındırıyor.

SBM olarak birincil görevimiz, sektörün doğal süreçlerinde ürettiği ham veriyi anlamlandırarak sunmaktır. Bu ham veri;  bütünsel bir yapıya kavuşturulduğu, işlendiği ve anlamlandırıldığı takdirde kullanılabilir hale gelebilir. Bu bağlamda, veriyi bilgiye dönüştürerek katma değerli servisler yaratan, yaratmaya devam eden bir kurum olarak SBM’nin sektör için elzem noktada bir yapılanma olduğunu söyleyebiliriz.

SBM’nin sigorta sektörüne sunduğu hizmet ve faydalardan bahsedebilir misiniz?

SBM Türkiye’de sigortacılık faaliyetleri için veri depolayan bir merkezden çok daha fazlasını ifade ediyor. Sigorta endüstrisinin içindeki kurumların verilerini toplayıp bu verileri sunmanın ötesinde, bu verileri doğru bağlamda işleyerek istatistik üretiyor, sigortacılıkta fiyatlandırma sürecini mümkün olan en verimli hale getirebilmek ve sigorta suistimallerini önleyebilmek için çalışıyoruz, bu konularla alakalı teknolojiler üretiyoruz. Aynı zamanda sektörün diğer kamu kurum  ve kuruluşları ile olan veri entegrasyonları SBM altyapısı aracılığıyla yapılıyor.

Bununla beraber sektörün daha verimli çalışmasına katkıda bulunan, kamu kurumlarına ve doğrudan vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetlerimiz var. Mobil Kaza Tutanağı uygulaması bu hizmetlerimize güzel bir örnek. Vatandaşımız aracı ile kaza yapması durumunda akıllı telefonundan MKT uygulaması ile kaza tutanağını birkaç dakika içinde çok kolay bir şekilde düzenleyebiliyor. MKT kaydını sisteminde görüntüleyen sigorta şirketi ise kazanın hemen ardından müşterisi ile irtibata geçebiliyor, gerekiyorsa asistan desteği sağlayabiliyor.

Sektör ve şirketler, özellikle fiyatlamalar konusunda ve diğer pek çok konuda SBM’den en sağlıklı şekilde yararlanabilmek için nelere dikkat etmeli?

Kurumlar arası veri alışverişinin en iyi şekilde gerçekleşmesi, SBM’nin sigorta sektörüne verdiği hizmetin niteliği açısından önem arz ediyor. SBM’nin sektöre verdiği hizmetlerin birçoğu, sigorta şirketleri tarafından doğru zamanlama ile sunulan doğru veriye ihtiyaç duyar. Sektör şirketleri, doğru veriyi en hızlı şekilde SBM’ye iletebildiği sürece SBM hizmetlerinden en etkin şekilde faydalanacaktır.

SBM olarak sektörle iletişim kurmanın ve uyum yakalamanın önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

SBM, dünya sigortacılığında benzeri olmayan bir yapıya sahip. Türkiye Sigortalar Birliği nezdindeki tüm kurum ve şirketlere hizmet vermenin yanı sıra kamu otoritesine Analiz, gözetim ve denetim için bilgi kaynağı sağlamaktayız. Bir yüzümüz kamuya, bir yüzümüz sektöre bakıyor. Bu minvalde örneği olmayan bir yapıya sahip olmanın bizi sektör içerisinde konumlandırdığı nokta gereği SBM’nin sektör nezdindeki itibarı, yalnızca SBM özelinde değil, sektöre ilişkin faaliyet yürüten tüm kurum ve kuruluşlar adına ciddi önem ihtiva eder.

Bunun yanı sıra, ülkemiz sınırları içerisinde sigortacılığa ilişkin tüm uygulamalarda SBM etkin rol almaktadır. Mevcut yapı çerçevesinde vatandaşlarımıza sigorta sektörü ile ortak bir hizmet sunuyoruz. Bu hizmetlerin, hedeflerimiz paralelinde mümkün olan en verimli şekilde sunulması hususunda sektör ile SBM arasındaki ilişki muhakkak hepimiz için önemli. Bilhassa sigorta sektörü ile ilişkilerimizin koordinasyonu kurumsal stratejimizde öncelik arz etmektedir.

2018 yılı içinde sektörün ihtiyaçlarına yönelik olarak hayata geçirdiğiniz yenilik ve uygulamalardan bahseder misiniz? 2019 yılı için hayata geçirmeyi hedeflediğiniz planlarınız nelerdir?

Veri Olgunluk Projesi ile sektör ve SBM arasındaki veri alışverişinin kalitesinin yükselmesini sağladık. Alacak Sigortası, Ortak Rücu Platformu; sigorta şirketleri ile aramızda ortak MPLS bulutu oluşturulması sektörün hizmetine sunduğumuz projelerimizden bazıları.

Sigortacılık verilerinin güvenliği, standartlarının tek modelde toplanması, uygulama geliştirme maliyetlerinin hem SBM hem de şirketler için azaltılması ve tüm sistemlerde sürdürülebilirliğin artması amacıyla 2017 yılının son çeyreğinde başlattığımız Ortak Veri Modeli(OVM) Projesinin ilk ürün geçişlerini tamamladık.

OVM projesi sonucunda tüm sigorta poliçelerinin merkezimize transferi ile her bir sigortalı için Sigortalı Skoru hesaplanacak. Bu skorun elde edilmesinde sigorta verilerinin yanı sıra, diğer kurumlardan alınacak verileri de kullanarak daha sağlıklı bir skor altyapısının oluşturulması hedeflendi. Sigortalı bazında hesaplanacak toplam skorun yanı sıra, branş (yangın, kasko, sağlık skoru vb.) ve nesne bazlı skor hesaplamaları da yapılacak. Nesne bazlı skor hesaplamasında sigortalıdan bağımsız olarak ilgili nesneye ait tüm sigorta verileri üzerinden skor hesaplanacak. (araç skoru, ev skoru vb.)

‘S-Cloud’ projemiz konusunda da oldukça heyecanlıyız. Özünde insurtech ürünü olan bu platformda acente ve eksper uygulamaları, raporlama ve analitik çözümleri, sigortalı bilgilendirme uygulamaları, güvenli veri transferi, konum bazlı servisler gibi bir çok çözüm yer alacak ve arzu eden sektör paydaşları, ‘as a service‘ mantığı ile bu dijital çözümlerden bulut bilişim aracılığıyla güvenle ve yüksek performansla faydalanabilecekler.

Sigorta sektöründe yılda yaklaşık 100 milyon poliçe/zeyil düzenleniyor ve bunları 1.5 milyar adet A4 kağıdına baskı yapıyoruz. Bu poliçe ve zeyillerin, bizden sonraki nesiller için maliyeti yılda 21 bin ağacın kesilmesidir. ‘e-Poliçe’ projemizi de en kısa süre içinde uygulamaya geçirerek kağıt kullanımını azaltacak, ortalama işlem maliyetlerini ve fiziki saklama metodları ile oluşan riskleri minimum seviyeye indireceğiz

Dijital gelişmeler, her sektörde olduğu gibi sigorta sektörünü de değiştiriyor. Sizler SBM olarak dijital dönüşüme nasıl ayak uyduruyorsunuz? Verdiğiniz dijital hizmetlerden de bahseder misiniz?

SBM kar amacı gütmeyen, birincil amacı sigorta sektörünün hizmetine veri merkezli uygulamalar sunmak  ve  yeni  uygulamaları projelendirmek olan, teknoloji üreten bir kurum. Sektördeki dijitalleşme alanındaki tüm gelişmelerin merkezinde yer alıyoruz. Gelişen teknoloji ve analiz yöntemleri ile sigorta sektöründeki paydaşlarımızın karar alma süreçlerini daha hızlı ve isabetli hale getirme noktasında yardımcı olacak, katma değer yaratacak yenilikleri mümkün kılacak projeler geliştiriyoruz. Bugün sektördeki firmalar da, hizmet kalitelerini ve ürün çeşitliliklerini artırmak amacıyla süreçlerine verimlilik, karlılık ve sürdürülebilirlik katan veri analitiği uygulamalarına öncelik vermeye başladı. Biz de bu alanda sahip olduğumuz tüm imkanları sigortacılık sektörünün hizmetine sunarak dijital dönüşüm sürecine uyum sağlamanın ötesinde sürecin ilerleyişinde önemli bir rol üstleniyoruz.

Günümüzde siber saldırılar artışta. Bu konuyla mücadelede hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?

Dijital dönüşümü hızlı yaşayan kamu, finans, enerji, sigorta gibi sektörler siber saldırılara hedef haline geldi. Bu saldırıların gelecekte de yoğunlaşarak devam edeceğini düşünüyoruz.

Kamu otoritesinin de konu ile ilgili attığı ciddi adımlar var. Bunlardan bir tanesi olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın himayesinde 2013 yılında yayınlanan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem planları, yine yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan Bilgi  ve İletişim Güvenliği Tedbirleri genelgesi de güvenlik riskleriyle mücadele etme noktasında ulusal çapta bir iş birliğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi olarak kurumumuz özelinde gerekli tedbirleri almakla birlikte  ulusal  çapta  bu  iş  birliğinin de bir parçası olmayı hedefliyoruz. Bu amaçla Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ile entegre bir şekilde, Kurumsal Siber Olaylara Müdahale Ekibi (SOME) organizasyonumuz altında siber saldırılara karşı gerekli önlemleri alıp bu tür olaylara karşı müdahale edebilecek mekanizmayı kurduk. Önümüzdeki dönem de siber olayların önlenmesi veya zararlarının azaltılmasına yönelik faaliyetleri sektörle eşgüdüm içerisinde yürütmeyi ve USOM ile koordineli olarak sektörel SOME çalışmalarına başlamayı amaçlıyoruz. Yalnızca SBM bünyesinde saklanan verinin güvenliğinin yanı sıra, farklı kurumlarla veri alışverişlerini de güvenli hale getirmeyi hedefledik. Bunun için kamu kurumları ile Kamunet ağı üzerinden, sigorta şirketleri ile de MPLS ağı üzerinden kapalı devre iletişimi sağlıyoruz. Kullanıcı adı ve şifrelerle sağlanan güvenliği yeterli görmeyerek veriye erişimi iki faktörlü doğrulamayla standart hale getiriyoruz.

Siber güvenliği sağlamak adına attığımız adımlar teknoloji tabanlı teşebbüslerimiz ile sınırlı değil. Tüm süreçlerimizi uluslararası bilgi güvenliği standartları çerçevesinde tasarlıyor ve çalışanlarımızın siber güvenlik konusunda farkındalığını periyodik çalışmalarla artırıyoruz.

SBM olarak kısa ve orta vadeli hedeflerinizden bahseder misiniz?

Projelerimizin bir an önce hayata geçirilmesi kısa vadeli en önemli hedefimizdir. ‘S-Cloud’ ve ’e-Poliçe’ uygulamaları başta olmak üzere bu projelerin, sektöre sağlayacakları fayda göz önünde bulundurulduğunda, en kısa sürede faaliyete geçmeleri konusunda yoğun çalışma içerisindeyiz.

SBM’nin tüm hedeflerini gerçekleştirebilmesi için yeni nesil teknolojilere ihtiyaç duyduğunun farkındayız ve yatırımlarımızı bu yönde gerçekleştiriyoruz. Örneğin tüm veri merkezimizi yazılım tabanlı yönetim sistemlerine dönüştürüyoruz. Beraberinde yeni nesil şekillendirilebilir bütünleşik sistemler ile ihtiyaçlara göre disk veya işlemci kapasitesini hem yatay hem dikey ölçekleyebileceğimiz donanımları hayata geçiriyoruz. Bu sayede ürünlerimizi de hızlı bir şekilde devreye alabileceğimiz teknoloji parkuruna geçişimizi kısa bir süre içerisinde tamamlayacağız.

Orta vadede sektör kaynaklı tüm verilerin toplandığı, sektöre yönelik ortak kullanımda teknolojik çözümlerin üretildiği, bunun gerek sektördeki paydaşlar ve gerekse vatandaşlarımızın hizmetine sunulduğu bir teknoloji merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.